 |

|
 |
 
 |
 |

BEBEK BAKIMI
Mama
Hazırlamanın Püf Noktaları
Mama
hazırlarken çok titiz davranmak gerekir.
İşte dikkat etmeniz gereken noktalar...
|
Anne sütünün verilemediği durumlarda
en sağlıklı beslenme şekli hazır
bebek mamalarıdır. Bu mamalar,
mümkün olduğunca anne sütüne
benzetilerek hazırlanmaya
çalışılmış; modern teknolojilerin
kullanıldığı, hijyenik ve sağlıklı
ürünlerdir. Bu mamaları doktorunuza
danışarak da alabilirsiniz. |
Mama alırken dikkat edilecek
hususlar
- İçindeki proteinin anne sütündeki
protein oranlarına benzer olması
- Mineral içeriğinin doğru ve anne
sütüne benzer olması
- Karbonhidrat ve yağ cins ve
miktarının anne sütündeki gibi
olmasıdır
Mamanın
hazırlanışı
Mama hazırlarken çok titiz davranmak
gerekir. İşte dikkat etmeniz gereken
noktalar:
- El yıkamanın önemini unutmayın
- Kullanılacak tüm kaplar önce
sabunlu suyla yıkayıp
durulanmalıdır, sonra kaynamakta
olan suya atılarak en az 10 dakika
bekletilmelidir. Daha sonra, temiz
bir maşa ile temiz bir yüzeyde
kurutulmalıdır.
- Temiz içme suyu en az 10 dakika
kaynatılmalı ve 60 dereceye kadar
soğutulmalıdır.
- Mamanın üzerinde yazan veya
doktorunuzun önerdiği miktarda mama,
belirtilen miktarda su ile
karıştırılmalıdır.
- Mama eridikten sonra, bebeğin
içebileceği ısıya getirilmelidir.
Mamanın sıcaklığı ideal vücut
sıcaklığı olan 35- 37 derece
olmalıdır. Bir damla mamayı
bileğinizin iç kısmına damlatarak
kontrol edin. Bilekte soğuk ya da
sıcak bir his oluşturmamasına dikkat
edin.
- Mama paketleri, açıldıktan sonra
belli bir süre içinde
tüketilmelidir. Bunun için kutunun
üzerinde yer alan talimatlara uyun.
Bebekler mama ile besleniyorsa ya da
mama anne sütüne takviye amaçlı
kullanılıyorsa, emzirme saatleri
sıklığında mama verilmelidir. Mama
miktarı da zamanla artacaktır. Mama
verirken de, emzirme işleminde
olduğu gibi rahat bir yere oturun ve
bebeğinizle göz teması kurun. Başını
göğsünüze yaslayın. Bu yakınlık ona
ve size iyi gelecektir. Aslında bu
işi arada sırada baba da yapabilir.
Böylece bebekle baba arasında bir
bağ kurulmuş olur |
BEBEĞİNİZ NİÇİN AĞLAR
Geçmiş araştırmalar, ağlayan bebeklerin
anında ve olumlu ilgi ile yaklaşılırsa,
kendi haline bırakılanlara oranla,
büyüdüklerinde ağlamaya daha az eğilimli
olduklarını göstermiştir . Bebeğiniz
ağladığında göstereceğiniz yakınlık ile,
onunla güven ve ilgiye dayalı, sevgi dolu
bir bağın temellerini atarsınız. Hem siz hem
de bebeğiniz bu zorlu ağlama dönemini
atlatmaya çalışırken arada kurulan derin
bağdan yarar göreceksiniz.
AĞLAYAN BEBEKLE NASIL İLGİLENMELİ ?
Bebeğinizin ilk aylarda ağlamak için pek çok
nedeni vardır. Bebeğiniz ağladığında onu
rahatlatacak güvenli yollardan birini
deneyin.
0-6 AY ARASI BEBEKLER
AÇLIK: Karnı acıktığında ağlayacaktır .Siz
bir süre sonra bu ağlamayı tanıyacak ve ne
zaman olacağını tahmin eder duruma
geleceksiniz. Bebeğinizin beslenmesini
belirli saatlerle kısıtlamak zorunda
değilsiniz. ''Açlık ağlamasını''
duyduğunuzda onu besleyebilirsiniz.
SUSUZLUK: Mama ile beslenen bebeklerde
öğünler arasında sterilize edilmiş su
verilebilir .Bebeğiniz, anne sütü ile
besleniyorsa susadığını düşündüğünüz
durumlarda, su vermek yerine onu emzirin.
KUCAKLANMAK İSTEĞİ: Bebeklerin sizin
fiziksel temasınıza gereksinimi vardır .Onu
kucağınıza alın ve göğsünüze dayayarak, kalp
atışlarınızı duymasını sağlayacak şekilde
taşıyın. Ağladığında, hızlı bir şekilde
aşağı yukarı sallanmaktan hoşlanmayabilir
.Yavaş, yumuşak ve rahatlatıcı hareketlerle
onu sallayabilirsiniz. Müzik dinletmek veya
sizin söyleyeceğiniz bir şarkı da bebeğinizi
rahatlatabilir.
ÜSTÜNÜN DEĞİŞTİRİLMESİ: Bebeğiniz,
giysilerinin çıkarılmasından
hoşlanmayabilir. Bunun nedeni üşümesi değil,
sadece içinde rahat ettiği uyku tulumu veya
yeleğin çıkarılmasındandır .Onu mümkün
olduğunca çabuk soyun ve onunla konuşmayı
deneyin. Üstünü değiştirirken eğer üzerine
bir havlu veya hafif bir örtü koyarsanız
ağlamasının azaldığını göreceksiniz, çünkü
kumaşa tutunacak ve onu cildi üzerinde
hissedecektir. Bu dönem birkaç hafta içinde
geçer.
ÇOK SICAK VEYA ÇOK SOĞUK: Bebeği uykuya
yatırdığınızda oda sıcaklığı sabit
olmalıdır. İdeal oda sıcaklığı 22 derece dir.
Bebeklerin uyurken bez, yelek ve tulumdan
başka bir şeye gereksinimleri yoktur .Onu
çok fazla örtmeyin. Bebeğinizin vücut
ısısını karnına dokunarak anlayabilirsiniz:
Çok sıcak ise gereğinden fazla giydirmiş
veya örtmüş olabilirsiniz.
KORKU: Bebeğiniz yüksek seslerden, parlak
ışıklardan, ani ve hızlı hareketlerden
irkilip rahatsız olabilir. Bunun sonucu
ağlarsa, onu göğsünüze dayayarak
sakinleştirmeye çalışın. Mümkünse,
sıkıntısının kaynağını ortadan kaldırın.
KOLİK: Akşam yemeği saati ve bebeğiniz
aniden ağlamaya başladı. Tanıdığınız bir
ağlama değil, amansız bir çığlık ve hiçbir
şekilde onu susturamıyorsunuz. Ağlaması o
kadar güçlü ve ısrarlı ki yüzü kızarıyor,
vücudu bir top şeklini a1ıyor. Bu ağlama
nöbetleri günün düzenli parça1arı haline
geliyorsa, muhtemelen bebeğinizin kolik
şikayeti vardır . Bebeğin 20 günlük ile 3
aylık görülen kolik sancılarına neyin sebep
olduğu ve kesin tedavisi bilinmemektedir. Üç
ayın sonunda kendiliğinden geçecek bu sancı
süresince sakin ve sabırlı olmaya çalışın.
Tedavi:
Koliğin hiçbir bilinen tedavisi yoktur.Ancak
bazı önlemler yararlı olabilmektedir:
Öncelikle bebeğinizi bir hekime götürün ve
ağlama ve karın ağrısına neden olabilecek
diğer hastalıklarla ayırıcı tanısının
yapılmasını sağlayın.
Bebeğinizin rahat ve tok olmasını sağlayın.
Bebeğinizi dik olarak kucağınıza alın ve
sırtına minik darbeler vurarak
sakinleştirmeye çalışın.
Biberonla beslenme 20 dakikadan az sürüyorsa
daha az delikli bir biberon başıyla
beslemeyi deneyin.Böylece emme arzusunu
giderin.
Sessiz ve daha az aydınlık bir oda dış
uyaranları azaltarak yardımcı olabilir.
Bebeği korkutabilecek ani hareketlerden
sakının.
On dakikadan fazla süredir bebeğiniz
ağlıyorsa yüzüstü yatırmayı deneyin.
Çok aktif bebeklerde bebeğin bir battaniye
ile sarmalanması işe yarayabilir.
Bazı bebekler araba yolculuğu ile bazıları
da saç kurutma makinesi veya elektrik
süpürgesi sesi ile sakinleşebilmektedirler.
Ana baba olarak çocuğunuzun sağlıklı bir
bebek olduğunu, infantil kolik in
çocuğunuzun büyüme ve gelişmesi üzerinde
hiçbir olumsuz etkisi olmayacağını ve bir
müddet sonra kendiliğinden geçeceğini
unutmayın ve moralinizi bozmayın.
Bebeğinizi formül mamaları ile besliyorsanız
mamayı değiştirin. İnek sütü proteini olan
mamalar yerine soya formüllü mamalar bazen
yararlı olabilmektedir.
Bebeğinizi emziriyorsanız yediğiniz gıdalara
dikkat edin (Lahana,karnabahar,brokoli,inek
sütü,çukulata ve soğandan uzak durmayı
deneyin)
Koliklerde kullanılan hiçbir ilacın faydası
kanıtlanamamıştır. Bazı yan etkilere neden
olabilirler.
6 AYDAN BÜYÜK BEBEKLER
Bebek büyüdükçe; hayal kırıklığı çocuğun
sıkıntısının en büyük nedeni haline gelir .
Emeklemeyi ve sonra da yürümeyi öğrendi mi
dünyayı araştırma olanağı olacak, aynı
zamanda başını belaya sokacaktır .Onun
kapıları açıp kapamasını mutfak dolabından
eşyaları almasını engellemeye çalıştığınızda
hayal kırıklığına bağlı göz yaşlarının
akmaya başladığını göreceksiniz. Fakat kısa
bir süre sonra ona oynayacak başka bir şey
verdiğinizde bunu unutacaktır
Bebeğiniz 2-3 yaşına girdiğinde, ağlama
nedenleri daha karmaşıklaşacak ve
tercihlerini, duygularını içerecektir.
Bebeğiniz daha önce bahsedilen nedenlerle
ağlayabileceği gibi, ağlamayı dikkat çekmek
için kullanabilecek, hatta bunu bir krize
bile dönüştürebilecektir.
Kızgınlığını, korkularını ifade etmek için
ağlayacaktır .Kendini güvende hissetmediği,
sizden ayrı kaldığı hatta kısa bir süre için
yan odaya geçtiğinizde dahi ağlayacaktır .
Yeni bir şeyler öğrendikçe, yeni insanlar
tanıdığında, hoşuna gitmeyen şeyler olacak
ve hemen gözyaşları akmaya başlayacaktır .
Zaman içinde, bebeğinizin ağlama nedenlerini
belirleyip onu rahatlatacak yöntemleri
bulacaksınız. Ancak bebeğinizi çok kısa süre
dahi yalnız bırakamıyorsanız ve ciddi bir
korku problemi oluştuğunu düşünüyorsanız
doktorunuza danışın.
ANNE BABALAR İÇİN PRATİK ÖNERİLER
Özellikle çok küçük bebekleri yatıştırmak
için birkaç basit öneri:
Emzik ve biberon işe yarar, ancak
bebeğinizin onu saatlerce emmesine izin
vermeyin. Emzik ve biberonun tatlıya
batırılması ve tatlı içeceklerle
kullanılması diş çürüklerine neden olabilir
.
Şarkı söyleyin ve onunla dans etmeyi
deneyin. .Radyo veya teypten gelen
dinlendirici bir müzik işe yarayabilir .Tabi
o çıngırak gibi gürültü çıkarabileceği bir
oyuncağı da tercih edebilir. Seyredebileceği
renkli ve hareketli bir şeyler hoşuna
gidecektir .
Kanguruda sizinle temas edebilecek şekilde
tutun. Onunla yürüyüş yapın veya dans edin.
Onu kollarınızda veya ayaklarınızda hafifçe
sallayarak uyutmayı deneyin.
Onu arabanızla veya kendi bebek arabasıyla
dışarı gezmeye çıkarın. Özel1ikle geceleri
çok etkili bir yöntemdir .Bebeğinizin sık
ağlaması sizin için büyük bir endişe kaynağı
olabilir . Tüm gün boyunca ve her fırsatta
ağlayan bir çocukla uğraşmaktan sinirleriniz
yıpranabilir.
NE ZAMAN ENDİŞELENMELİYİZ ?
Bebeğinizin sık ağlaması sizin için büyük
bir endişe kaynağı olabilir . Tüm gün
boyunca ve her fırsatta ağlayan bir çocukla
uğraşmaktan sinirleriniz yıpranabilir .
Bebeğinin ağlamasından, her anne baba farklı
şekillerde etkilenirler .Bazı anne babalar
endişelenip, çocuklarının ağlamasından
kendilerini sorumlu tutarlar.
Diğerleri bu gürültüden ve bölünen
gecelerden rahatsız olurlar. Kendilerini
kaybetme noktasına gelenler, eğer susmazsa
çocuğu fiziksel olarak cezalandırmakla
tehdit ederler. Böyle bir davranış, bebek
tarafından kolayca algılanır ve çok daha
fazla ağlamasına neden olur.
Eğer çocuğunuzun ağlaması sizi çok kötü
etkiliyor ve onu hırpalayabileceğinizi
hissediyorsanız, bunu bir yakınınızla veya
doktorunuzla tartışın. Yeni anne baba olmak
zordur, bu nedenle sıkıntınızı tartışmak
sizi rahatlatacaktır. Kendinize de bir
miktar zaman ayırmayı unutmayın ve arada
sırada bebeğiniz yanınızda olmadan da dışarı
çıkmayı deneyin
BEBEĞİMİN GENEL BAKİMİ
YENİDOĞANDA CİLT BAKIMI
Deri birçok rolü ve fonksiyonu olan yaşamsal
bir organdır. Toksin ve infeksiyonlara karşı
bariyer, ısı dengesi, su ve elektrolit
dengesi, yağ deposu, yalıtım ve dokunma
duyusunu sağlar. Bu fonksiyonlar doğumdan
itibaren bazı değişikliklerle sağlanır.
Değişikliklerin en yoğun olduğu dönem
doğumdan sonraki ilk iki yıldır. Aköz fakat
steril atmosferden patojenlerden zengin kuru
ortama geçiş yenidoğan derisinde dramatik
bir değişim oluşturur. Epidermal bariyerin
bütünlüğü su kaybı ve mikroorganizma direnci
için önemlidir. Temel deri bakımının amacı
travmatik yaralanmaları azaltmak,
olgunlaşmamış bariyer fonksiyonunu korumak,
deri bütünlüğünü sağlamaktır.
VERNİKS KAZEOZA
Verniks kazeoza anne karnındaki dönemde
fetusu koruma görevinin yanısıra
antioksidan, yara iyileşmesini
kolaylaştırma, su geçirmezlik özellikleri de
olan fizyolojik bariyerdir. Doğumda deri
verniks kazeoza ile kaplıdır. Bu beyazımsı
yağlı tabaka tüm vücudu örtebilir veya
sadece kıvrım bölgelerinde var olabilir.
Doğumu izleyen saatlerde kurur ve dökülür.
Rengi anne karnındaki dönemdeki problemleri
yansıtabilir.
Verniks kazeozanın kaldırılması: Genellikle
doğumdan hemen sonra bebek yıkanmadan önce
temiz bir havlu ile silinir.
ISI DENGESİ
� Zamanında doğan bebeklerde ilk üç gün
içinde ısı dengesinin sağlanmasına yönelik
işlemler başlar.
� Terleme ilk olarak alında başlar ve daha
sonra gövde ve ekstremitelerde ortaya çıkar.
Preterm bebeklerde yaşamın ilk günlerinde
ısıya karşı terleme görülmez.
� Deri vücudun ısısını kontrol etmede
yardımcı olur. Çok küçük çocuklarda, aşırı
sıcak ya da soğukla başa çıkmada ısı
kontrolü daha zordur.
� Üşümemesi için ne kadar giydireceğinize
gelince; yetişkinlere göre bir kat fazla
giysi giydirilmesi, uykusu sırasında
üzerinin örtülmesi yeterlidir.
� Çok küçük bebeklerde el ve ayaklar soğukta
mavi benekli bir görünüm alabilir. Bu önemli
bir sorun değildir. Ancak, soğukta el ve
ayakları örtmek bu durumu önleyecektir.
� Giyimli olduğu halde elleri soğuksa üşüyor
olabilir, kolayca terliyorsa fazla
giydirilmiş olabilir. Koltuk altından derece
ile ölçülen vücut ısısı 36-36.5°C ise
üşümüyor demektir.
� Bebeğinize kundak yapmayınız. Kundak
doğumda normal olan bebeğin kalçasında
çıkıklığa yol açabilir. Bunun yerine
bebeğinize onlar için yapılmış zıbın, tulum,
pijama şeklinde giysileri giydiriniz. Bazen
bebeklerin kaburga kemiklerinin batmaması
için göğüs çevresine sıkı sıkıya bir sargı
yaparlar. Bunu da yapmayınız, bu sargılar
bebeğinizin nefes alıp vermesini
güçleştirir. Bebeğiniz için çarşıdan
aldığınız giysileri paketini ilk siz açsanız
bile yıkamadan giydirmeyiniz. Pamuklu,
yumuşak dikişli, rahat ve kolay yıkanıp
ütülenebilen, tüylü olmayan kumaşlardan
yapılan bebek giysilerini ve battaniyelerini
tercih ediniz. Bebeğinizin giysi ve
battaniyelerini, havlu ve nevresimlerini
sabun veya sabun tozu ile yıkayınız ve
ütüleyiniz. Çamaşır makinesinin son durulama
işleminde suya herhangi bir kimyasal madde
ilave etmek gerekmez.
SAÇ VE TIRNAK BAKIMI
Lanugo: Prematürelerde özellikle sırt,
omuzlar ve yüz lanugo denilen kıllarla
kaplıdır. Bu kıllar normalde doğumdan bir ay
önce anne karnındayken dökülür ve yerine
zamanında doğanlarda görülen daha kısa
lanugo çıkar. Saçlar gibi bunlarda ilk aylar
içinde yerlerini vellus kıllara bırakırlar.
Kalıtsal bir hastalık olan konjenital
hipertrikozis lanuginozadan ve hipertrikoz
ile seyreden hastalıklar ayırt edilmelidir.
Bazı bebekler fazla saçlı olarak doğarlar.
Bu saçlar, tekrar yumuşak ve ince yeni
saçlar çıkmadan önce ilk birkaç ay içinde
dökülebilir. Bebeklerin yumuşak olan
saçları, daha kuvvetli, uzun ve kalın olan
yetişkin saçlarından farklıdır.
Bazı bebekler çok az saçla doğarlar. Bu
saçlar giderek normal büyüme düzenine döner
ve ilk bir ya da ikinci yılda dökülürler.
Çocuk ve küçük bebeklerin saçlarının
kesilmesi gerekmez.
Sırtüstü yatan ve hareket eden bebeklerin
başlarında saç derisinin yatak çarşaflarına
sürtündüğü yerlerde saçlarda seyrelme
olabilir.
Küçük bebeklerin çoğunun saçlarını şampuan
ile yıkamaya gerek yoktur. Eğer şampuan
kullanılacaksa, olabildiğince az miktarda ve
sıklıkta çok hafif bir şampuan kullanmak
uygun olur. Çocuklarda, saçlı derideki yağ
bezlerinin çalışma bozukluğu sonucu oluşan
kabuklu deri iltihabı oldukça yaygın olup,
çoğu zamanla geçer. Kabuklar, baş derisine
bebe yağı ya da nemlendiriciler ile masaj
yaparak çıkarılabilir.
Bebeklerde saç rengi oldukça çeşitlilik
gösterir. Bazı bebeklerin saçları
doğduklarında koyudur. Bu saçlar daha sonra
dökülerek yerlerine açık renkli saçlar
çıkar. Tersi daha az yaygındır. Kızıl saç,
saçların normal büyüme düzenine girdikleri
altı ya da dokuz aya kadar belirgin
olmayabilir. Ayrıca, saç rengi, bebek
büyüdükçe de değişebilir. Bu bağlamda,
sarışın çocukların saçları genellikle sekiz
yaş civarında koyulaşır.
Bebeğin tırnağını, ona özel bir bebek tırnak
makası ile kesebilirsiniz. Uzamış
tırnaklarıyla bebek, yüzünü ve gözünün
kornea tabakasını çizebilir. Bebek tırnak
makasıyla tırnağın keskin ve sivriköşeleri
de ince bir törpüyle yumuşatın. Bu işlemi
yaparken yanınıza bir yardımcı almalısınız.
Bazen tırnak altındaki deri tırnağın ilk
gelişimi sırasında yeterince düz
olmayabilir. Bu durumda tırnak deriye batar
ve el ya da ayak parmağının ucunda şişlik
veya kızarıklık oluşabilir. Bu, tedaviye
gerek kalmadan tırnak büyüdükçe zamanla
geçecektir.
GÖZ BAKIMI:
Doğumu takip eden günlerde gözlerde
çapaklanma, akıntı ve kızarıklık ile kendini
gösteren konjonktivit (göz iltihaplanması)
ile de sıkça karşılaşılır. Bunun nedeni yeni
doğan bebeklerde üretilen göz yaşını burun
içine akıtan kanalın drenajının bazen
yeterli olmamasıdır. Doğum sonrası göz
bakımını yaparken günlük kaynamış ılınmış su
ile ıslatılmış lokmalar halinde pamuk
parçalarını kullanabilirsiniz. Önce
ellerinizi sabunlu suyla yıkayıp temiz havlu
ile kurulamayı unutmayınız. Islattığınız
pamuk lokması ile bebeğin gözünü pınarından
başlayıp kuyruğuna kadar yumuşakça bir
kerede siliniz. Diğer göz için yeni bir
pamuk lokması kullanınız. Bu bakıma rağmen
bebeğinizin gözü çapaklanıyor, sulanıyorsa
doktorunuza başvurunuz.
KULAKLAR VE BURUN BAKIMI:
Temizlik ve bakım için pamuklu çubuk ve
benzeri şeyler kullanmayınız. Bunlar bebeğin
kulaklarını ve burnunu tahriş edebilir. Bir
parça kaynatılmış ılık su ile ıslatılmış
pamuk veya yumuşak bir peçete ile kulakların
ve burunun giriş delikleri silinebilir.
DİĞER
Miliarya (İsilik): Derideki küçük ter bezi
kanalları olan gözeneklerin sıcak ve nemli
havaya ve yüksek ateşe bağlı aşırı terleme
sonucu tıkanması ile oluşur. Sıcak ve nemin
fazla olduğu ortamlar, geçirgenliği olmayan
giysiler miliarya oluşumunda önemli rol
oynar. Aşırı nemlendirici kullanma, sabun ve
deterjanlar sorunu daha da artırabilir.
Tıkanıklık düzeyine göre farklı döküntüler
gelişir. Daha hafif olan isilik küçük ve
kolayca patlayıp ince pullar oluşturan su
kabarcıkları halinde görülür. Daha ağır
vakalarda, kaşıntılı ve su toplayan kırmızı
döküntüler oluşabilir. Bu döküntüler sıcakta
karıncalanma veya kaşınma hissi yaratabilir.
En yaygın olarak alın, yanaklar,
gözkapakları ve bazen de burunda oluşur.
Ayrıca, bel lastikleri gibi giysi
malzemelerinin ter bezlerini tıkadığı
yerlerde de görülebilir.
İlk iki hafta içinde sık görülür.
Sıcak havada bebeği serin tutmak önemlidir.
Bezler sık sık kontrol edilmeli ve ıslak
olmaları halinde değiştirilmelidir. Bel
lastiği sıkı naylon kilotlar kullanmaktan
kaçınmak gerekir. Nemlendirici
kullanılıyorsa, çok sık olmamak şartıyla
hafif bir şekilde sürülmelidir. Sıcak
havalarda koyu nemlendirici kullanmaktan
kaçınınız. Cildi, ılık suyla yıkanmalıdır.
İnfeksiyon şüphesi varsa antibiyotik
başlanmalıdır. Kalamin veya lanolin içeren
losyonlar, şeklinde zayıf etkili
kortikosteroidli losyonların geçici
kullanımı yararlıdır. Tekrarlayabilir.
Yenidoğan aknesi: Yenidoğanın baş boyun
bölgesinde yerleşir. Anneden geçen
hormonların etkisiyle ortaya çıkar.
Genellikle 3-6 ay içinde kendiliğinden iz
bırakmadan geçer. Bazı bebeklerde devam
edebilir; bu durumda ilaç kullanmak
gerekebileceğinden mutlaka dermatoloji
uzmanına başvurmak gerekir.
CİLT LEKELERİ
Çiller: Normal olarak doğumdan sonra oluşur.
Pigmentlerin ürettiği boya maddeleri ile
renkleri koyulaşır. Çiller, çocukluk
döneminde yanaklar, ellerin üst kısımları ve
dirsekle bilek arası gibi vücudun en fazla
güneş gören yerlerinde normal ile aşırı
güneş ışınlarına maruz kalma sonucu
oluşmaktadır. Çil oluşumu iyi bir güneşten
korunma yöntemi ile önlenebilir. Güneşli
havada ince giysiler giydirme, şapka takma,
çocuk arabasına gölgelik takma dışarıda
gölgede durma güneşin morötesi ışınlarına (UV)
karşı en iyi korunma yöntemleridir. Gerekli
olduğunda, koruma faktörü 15 ya da daha
fazla olan koruyucu bir güneş kremi,
giysilerle korunmayan yüz,ellerin üst kısmı
ve ayaklara az miktarda sürülebilir. Çok
küçük çocuklar için, hafif bir losyon ağır
bir kremden daha yararlıdır. Çocuğun
derisinin çok kuru olması durumunda, krem
losyondan daha etkili olabilir.
Doğumsal benler: Yenidoğanların yaklaşık
%1�inde doğumsal benler vardır. Küçük ve
orta büyüklükteki benler klinik
fotoğraflarla izlenir, yapısındaki
değişikliklere göre çıkartılabilir.
Yaşam boyu malign melanom riski %4.6-8
arasında değişmekte bunların yarısı ilk beş
yaş içinde ortaya çıkmaktadır. Habis dönüşüm
en çok puberte öncesi dönemde gelişmektedir.
Dev doğumsal benler olabildiğince erken
dönemde büyüklüğü ve yeri uygun olduğu
durumlarda tamamen çıkartılmalıdır.
Hemanjiomlar (Kırmızı benler/damar benleri):
Yenidoğanların %1-2.6�sında rastlanır, kız
çocuklarda erkeklerden dört kez daha
fazladır ve özellikle prematüre doğanlarda
sıktır. Yaklaşık yarısı doğumda vardır.
Diğerleri ilk ay içinde ortaya çıkar. En çok
baş ve boyun bölgesinde yerleşir. On yaş
civarında çoğunda tamamen geriler, ancak
yerlerinde iz ya da renk değişikliği
kalabilir. Çok sayıda hemangiomun bir arada
oluşu iç organ tutulumu ile giden ölüm oranı
yüksek hastalıkların habercisi de olabilir.
Mongol lekesi: En sık görülen pigmenter
değişikliktir. Doğulu siyah ırka mensup
olanlarda daha sık görülür. Sakral bölge
veya sırt alt kısım en çok yerleştiği
alanlardır. Mavi-siyah tonda birkaç
milimetreden 10 cm veya daha büyük çaplara
uzanan yapılardır. Hemen hemen bütün mongol
lekeleri puberte öncesi kaybolur.
Café-au-lait makülleri: Yuvarlak veya oval,
açık kahverengi lekelerdir. Çapları birkaç
mm.den 20mm�ye ulaşabilir. Sağlıklı
yenidoğanda en çok gluteal bölgede tek
lezyon olarak görülür. Seyrek olarak beyaz
ırka mensup çocuklarda üç, diğer ırklarda
beşten fazla cafe-au-lait makülü bulunur.
Puberte öncesi altı veya daha fazla sayıda
0.5 cm. ve daha büyük puberte sonrası ise
1.5 cm veya daha büyük maküllerin varlığı
tip 1 nörofibromatöz lehinedir
DİKKAT!
Bebeğinize bakım yapacağınız zaman
ellerinizin temiz olduğundan emin olunuz.
İlk haftalarda karşılaşabileceğiniz döküntü
veya sarılık gibi renk değişikliği
şeklindeki cilt sorunlarınız olabilir. Cilt
değişikliklerinin ne olduğunun
tanımlanmasının en iyi görülerek
yapılacağını unutmayınız ve dermatoloji
uzmanı ile bağlantı kurunuz
GÖBEK BAKIMI
Göbek kordonu anne karnındayken bebeğin anne
arasında kan yoluyla oksijen ile
karbondioksitin ve besin maddeleri ile
bebeğin atık maddelerinin değişimini
sağlayan çok önemli bir yapıdır. Doğum
sonrası artık bir işlevi kalmaz. Temiz ve
kuru tutulursa yaklaşık 5-10 gün içinde
düşer, yeri iyileşir. Bu zaman zarfında
bebeğinizi her gün bebek yağları veya
losyonlarıyla göbeğini koruyarak
silebilirsiniz.
Göbeği düşesiye kadar, henüz düşmemiş göbek
kordonunu bezin içine koymadan, dışarıda
bırakacak şekilde bezini bağlayınız. Bu
şekilde mikropların bulaşmasına çok açık
olan göbek kordonunun idrarla ıslanmasına ve
mikrop kapmasına engel olursunuz.
Son çalışmalarda izopropil alkol kullanımı
önerilmemektedir.
Göbek bağı kullanmayın. Bu süre içinde
bebeğinizi sünger banyosu ile
temizleyebilirsiniz. Göbek düştükten sonra
küvet banyosu yaptırabilirsiniz. Ancak ilk
banyosu göbek kordonu kuruyup düştükten bir
gün sonra yapılmalıdır.
� Bebeğinizin ateşi yükselirse,
� Göbek çevresinde kırmızılık oluşursa,
� Göbekte irin gözlenirse doktorunuza
başvurun
|
 |
|
 |


|
 |